İbrahim Saraçoğlu Migren İçin Biberiye Kürü

İbrahim Saraçoğlu Migren İçin Biberiye Kürü

İbrahim Saraçoğlu Migren İçin Biberiye Kürü

İnsanların günlük hayatlarında yaşam kalitelerini düşüren, gündelik hayatlarını zorlaştıran migrene henüz kesin bir ilaç bulunamamıştır. Dikkat edilmeden içilen her ilaç migreni tetikleyecek ve ağrıları artıracaktır. Birçok kimyasal ilaç ile tedavi edilmeye çalışılan migren için bitkisel tedavilerde bulunmaya başlanmıştır. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun bitkilerle tedavi ettiği birçok hastalık arasında artık migrene çözüm olarak biberiye var. Biberiye migrene iyi gelen hatta migren ağrılarını azaltan, hafifleten bir bitki. Alanında uzman İbrahim Saraçoğlu migren için biberiye kürü düzenli kullanıldığı takdirde migren ağrılarına iyi geleceğini söylüyor.

İbrahim Saraçoğlu Migren İçin Biberiye Kürü

MİGREN AĞRILARINA BİBERİYE KÜRÜ

Biberiye bitkisi migren ağrılarını azaltıcı yönde etkiliyor. Bir su bardağı kaynamış suya bir tatlı kaşığı biberiye ekleyerek 4 dakika kısık ateşte kaynamasını bekleyin. Ocaktan aldığınız biberiye suyunun ılımasını bekleyin ve şeker ilave etmeden için. İlk haftada her gün 3 defa hazırlayıp içilmesi gerekmektedir. İkinci haftadan sonra günde 2 defaya indirilerek 1 ay boyunca program bu şekilde takip edilmelidir.

AĞRI KESİCİLERE SON

Migren ağrılarını bastırmak için ağrı kesici içmenize artık gerek kalmayacak. Bu kür sayesinde migren ağrılarınız hafifleyecek ve ataklarınız daha az sancılı geçecek. Atak dönemleriniz kürü uygulamanız ile birlikte yavaş yavaş uzayacak ve eskisi kadar sık tekrar etmeyecek. Biberiye aynı zamanda saç dökülmesine iyi gelir. Hafızayı güçlendirir. Biberiye kullanımı kan dolaşımını hızlandırır. Yorgunluk ve halsizliğin de birebir dostu olan biberiyenin canlandırıcı bir etkisi de bulundurmaktadır. Saraoğlu’nun bu kürü ile birlikte migren ağrıları da artık hafifleyecektir.

YÜKSEK TANSİYONU OLANLAR: DİKKAT!

Biberiye tansiyonun yükselmesine sebep olabileceğinden yüksek tansiyon hastaları tarafından kullanımı tavsiye edilmez. Biberiye bitkisinin içerisindeki asit çeşidinin düşük yapma ihtimaline karşı hamileler tarafından kullanımı da önerilmemektedir.

Vajinismus Sorunu

Vajinismus Sorunu

Vajinismus sorunu kadınlarda görülen bir psikolojik rahatsızlıktır. Kadının erkekle ilişkiye girememesi sorunudur. Bunun nedeni tamamen psikolojiktir. Kadının vajinasının dar olmasıyla ya da kızlık zarı ile bir bağlantısı yoktur. İnsanların bu sorun hakkında yanlış bildiği şeylerden bazıları da bunlardır.

 Vajinismusun Hissettikleri Nelerdir?Vajinismus Sorunu 

Vajinismus olan kişi cinsel ilişki sırasında paniğe girer. Penisin vajinaya girmesine engel olur. Bacaklarını kapatıp birden ağlamaya başlar ve ilişkiden kaçar. Cinsel ilişkiye girmek istese de vücudu buna izin vermez. Kasları kasılır ve vücudu gerilir. İlişki esnasında eşini iterek kendisinden uzaklaştırır. Sonrasında kendisini çok kötü hissedip, utanır, hayal kırıklığı yaşar ve kendini suçlar. Kişi bu durumun bir hastalık olduğunun bilincine varıp psikolojik tedavi sürecine geç kalmadan başlamalıdır. Çünkü bu psikolojik kaynaklı bir rahatsızlıktır, kişinin kendisini suçlaması yersizdir.

 Vajinismus Tedavisi Nasıl Yapılır?

Psikolojik temelli bu hastalığın tedavisi oldukça basittir.3 ile 5 seans arasında çözülebilen bu sorun tamamen kişinin kaygılarını çözme üzerine kurulmalıdır. Kişi neden ilişkiye girmekten korktuğunu danışanına ayrıntılı olarak anlatmalı danışanı da anlatılanları dikkatlice izleyip sorunu en kolay şekilde ve kısa sürede çözmek için bir yöntem belirlemelidir. Tedavi sürecinde önemli olan hastanın başarabileceğine inanması ve bunu istemesidir. Çünkü hastalık psikolojik kaynaklıdır ve tedavisinde de kişinin rızası önemlidir. Tedavinin başarıyla sonuçlanması için evli kişilerde eşlerinin de desteği önem arz etmektedir. Çünkü toplumsal baskılar karşısında hastanın eşinin kendisini desteklediğini ve yanında olduğunu bilmesi hastalıkla mücadele etmesini sağlayacaktır.

 Vajinismusun Erkek Eş Üzerindeki Etkileri Nelerdir?

Erkek eş sorunu kendinde görebilmekte ve kendini suçlayabilmektedir. Bu durum da zaten yıpranmış evliliğin sonuçlanmasına kadar yol açabilmektedir. Ya da erken boşalma, cinsel isteksizlik, cinsel ilişkiden korkma gibi sonuçlar doğurabilmektedir. Bu yüzden vajinismus sorunu ertelemeden tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Eşler bazen cinsel ilişkinin şart olmadığı, evliliğin ilişkiye girilmeden de devam edeceğini, sevginin ilişki ile ölçülemeyeceğini düşünüp tedavi olmasalar da esasen ilişkiye girmek isteyip giremedikleri düşünülürse bunun hastalık olduğunun farkına varılıp tedavi edilmeleri gerekmektedir.

Uyuz Hastalığı Belirtileri

Uyuz Hastalığı Belirtileri

Bulaşması en muhtemel cilt hastalıklarından biri şüphesiz ki uyuz hastalığıdır. Bu hastalığa sebep olan böcek ise Sarcoptes Scaibei’dir. Bu böcekler bilinenin aksine cilt üzerinde değil, cildin içerisinde kanla beslenirler. Kanla beslenmelerinin yanında toksinler üreterek kaşıntıya sebebiyet Uyuz Hastalığı Belirtilerivermektedirler. Uyuz hastalığı belirtileri arasında en güçlü olanı ise aşırı kaşıntıdır. Bu kaşıntı sonucu ciltte kızarıklık meydana gelir. Kişinin vücudunu dinlendirdiği gece saatlerinde bu kaşıntı giderek azmaktadır ve kişiyi rahatsız edecek seviyeye gelmektedir. Hatta gereken önlemin alınmadığı durumlarda ise bu kızarıklık yüzünden cilt sertleşip pul pul olabilir.

Uyuz Hastalığı Belirtileri

Herkesin kolaylıkla yakalanabileceği bir cilt enfeksiyonu olmasının nedeni ise insanların yakınlaşması sonucu bulaşıcı etkilere sahip olması ile mümkün olmasındadır. Bu bulaşma sıklıkla cinsel temas sonucu oluşur. O açıdan bundan arınmak için prezervatif kullanılmalı ve kişi bir başkasına ait olan iç çamaşırı, atlet, havlu, çorap gibi kişisel eşyaların kullanılmamasına dikkat etmelidir. Uyuz hastalığına yakalanan kişi ilk defa yakalanmışsa belirtileri 2-6 hafta aralarında kendini gösterir. Daha önce bu hastalığa yakalanan kişi ise 4-7 gün içerisinde belirtilerin baş göstereceğini unutmamalıdır.

Bu böcekler vücudun çeşitli yerlerinde oluşarak uyuz hastalığına yakalanmamıza neden olur. Bu bölgeler boyun, kol, göğüs, mide, genital bölge, dirsek ve kalçadır. Akropüstüloz ise çocuklarda görülen uyuz hastalığıdır. Başlangıçta çocuklarda sivilceyi andıran görüntüyle çıkar, daha sonra ise kabarcıklar şeklinde yayılarak vücutta ciddi ve tehlikeli durumlara yol açabilir.

Bir cilt enfeksiyonu olan uyuz doğru tespit edilerek erken teşhisle giderilebilir. Fakat doğru teşhis edilmezse ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Birçok cilt hastalığı diğer türden cilt hastalıkları ile karıştırabilmektedir. O açıdan sağlıklı sonuç alınabilmesi için kan tahlilleri yapılmalı, gerekirse cildiye veya dâhiliye doktorunun tavsiyesi üzerine antihistaminik türü ilaçlarla da tedavi edilebilir.